İstanbul
Halkalı
0212 495 77 78 - 71 (pbx)

EL AYAK AĞIZ HASTALIĞI

EL-AYAK-AĞIZ HASTALIĞI 

 

El ayak ağız hastalığı(EAAH) enterovirüslerin(Coxsackie virüs A10,A16 ve Enterovirus 71) yol açtığı oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Ağız içerisinde dil, sert damak ve yanak mukozasında kızarıklık, ülserler, el içinde, ayak tabaklarında ve bazen de genital bölgede kırmızı(bazen içi su dolu) ağrılı küçük döküntülerle kendini gösteren bir hastalıktır.

Hastalık 2-10 yaş arasında özellikle 5 yaşından küçük çocuklarda daha sık görülür. Daha çok yaz ve sonbahar mevsimlerinde görülür. Havuz mevsiminin başlaması ile virüsle enfekte olmuş havuz sularının yutulması ile görülür. Yine kreş ve okul ortamında çocuklar arasında kolaylıkla yayılır.

 

BULGULARI NELERDİR?

Hastalığın kuluçka dönemi 3-6 gündür yani virüsle temastan sonra yaklaşık 3-6 gün sonra bulgular ortaya çıkar.İlk bulgu yüksek ateştir. Ateş 38-39°C olabilir. Boğazda kızarıklık, yutma güçlüğü, halsizlik, iştah azalması, bebeklerde huzursuzluk ve irritabilite gibi spesifik olmayan bulgular görülebilir. Boğazda, bademcikler üzerinde, dilde yanakların iç kısmında kırmızı su toplayan kabarıklıklar şeklinde ağrılı lezyonlar tipiktir. Bazen bunlar derin yaralara dönüşebilir ve yutkunma güçlüğüne neden olarak yemek yemeyi zorlaştırabilir. Daha sonra avuç içlerinde, ayak tabanlarında 2-10 mm çapında kırmızı ve yine su toplayan döküntüler olur. Bu döküntüler genital bölgede de görülebilir.

 

TANISI NASIL KONUR?

Hastalığın tanısı  tipik bulguların görülmesi ve muayene ile konur. Laboratuvar incelemelerine genellikle gerek yoktur ancak ciltte, ağız mukozasında ve kaka örneklerinde virus izolasyonu yapılabilir.

 

HASTALIĞIN SEYRİ NASILDIR?

El ayak ağız hastalığı  iyi seyirli bir hastalıktır ve kendiliğinden iyileşme eğilimindedir. Genellikle hastalık belirtileri 1 hafta içerisinde kendiliğinden geriler. 

 

TEDAVİ

Viruslerle oluşan bir hastalık olduğu için antibyotik tedavisine gerek yoktur. Ateş için parasetamol, ibuprofen gibi ateş düşürücüler, ağrı için ibuprofen içeren şuruplar yararlı olabilir. Ağrıyı azaltmak için ağız spreyleri kullanılabilir. En önemli dikkat edilmesi gereken noktalardan biri ağrı nedeniyle çocukların yeterince sıvı alamaması ve sonuçta oluşacak dehidratasyondur. Bu durumda serum takılması ve damardan sıvı verilmesi gerekebilir.

 

EVDE NE YAPMALI

Sıvı alımı ve beslenme önemlidir ancak bazı içeceklerin rahatsız edebileceği unutulmamalıdır. Pipet kullanarak sıvı verilmesi önerilmektedir. Soğuk ve serin içecekler daha az acı verir. Çorba, yoğurt, süt gibi yumuşak, çiğnemeyi az gerektirecek yiyecekler tercih edilmelidir.  Asidik, tuzlu ve baharatlı yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalıdır.

KOMPLİKASYONLAR

Genellikle kendiliğinden iyileşir ve önemli komplikasyonlara neden olmaz. En önemli komplikasyon az sıvı alımına bağlı dehidratasyondur. Bunların dışında herpanjina(başağrısı,ateş, kusma, ağızda yaralar), hemorajik konjonktivit (ışığa bakakmama, gözlerde kanlanma ve sulanma, ağrı), larenjit nadir de olsa ensefalit,menenjit ve myokardit gibi komplikasyonlara neden olabilir.

NASIL BULAŞIR

Genellikle solunum yoluyla ve ağız yoluyla bulaşır. Hapşırma ve öksürük sonrası solunum yolu sıvılarının havaya saçılması, tükrük, enfekte kişyle aynı kaptan birşeylerin yenmesi ve içilmesi ve enfekte havuz sularının yutulması  ile bulaşabilir. Bunların dışında özellikle kreşlerde tuvalete veya tuvalet kaplarına çocukların ellerini sürmesi ve sonra ağızlarına götürmeleri ile de bulaşabilir. Hastalık geçtikten sonra da virüs  birkaç hafta vücutta kalabilir ve bulaşıcılığı devam eder.

KORUNMA

Koruyucu bir aşı yoktur. Ancak enfeksiyonun riskini azaltmak için